Sürantrenman Nedir Nasıl oluşur?

525

Sürantrenman Oxford spor hekimlerince organizmanın fizyolojik ve psikolojik kapasitelerini aşmış veya zorlamış yükleme türleri ile oluşmuş bir süreç olarak tanımlanmıştır.

Sürtantrenman kısaca fiziksel ve zihinsel yorgunuk sonucu oluşmuş, performans düşüşü olarak bilinmektedir. Bomba,sürantrenmanı, antrenmanın patolojik bir olgusu olarak açıklamaktadır. Çalışma ile toparlanma ilişkisinin dengeli yürütülmemesi sonucunda oluşmuş ve sporcunun yorgunluk durumunda da yüksek şiddette antrenmanlara devamettirilmesi olarak tanımlanır. Görüldüğü gibi sürantrenman fiziksel kapasitenin üstünde bir antrenmanı zorlayıp, sonrasında ise performans kapasitesinde düşüşe yol açmaktadır.

Sürantrenman (SA) üzerine  ortaya çıkan bulgularda McKenzie fiziksel egzersizlerden sonra oluşan yorgunluğu üç ayrı başlığa ayırmıştır.

1- Yeterli süre soluk alamamaktan kaynaklanan kısa süreli yorgunluk,

2- Kas sisteminden kaynaklanan bir veya iki günlük dinlenmeyi gerektiren yorgunluk,

3- Sinir sisteminden kaynaklanan kronik yorgunluktur

Daha sonraki araştırmalarda yine McKenzie, Staleness (uzun süreli yorgunluk) ibaresini ortaya koyarak, bunu sporcunun fiziksel çalışma konsantrasyonundaki eksiklikler veya ilginin eksik olması şeklinde tanımlamıştır. Uzun süreli yorgunluğun belirtileri ise; göz çukurlarının çökmesi, yüzün zayıflaması, üzgün görünüm, isteksizlik, rahatsızlık, seslerin ve cümlelerin yavaş söylenmesi, istirahat nabzının 20 atım/dk’lık veya fazla artış, kilo kaybı, egzersizle kaybedilen kilonun 24 saatte yerine koyulamamasıdır. (Prof. Dr. Mehmet Günay-Prof.Dr.  Kemal Tamer- Doç. Dr. İbrahim Cicioğlu/Spor Fizyolojisi ve Performans Ölçümü/ Baskı yılı Ocak 2013)

Süranrenmanın Çeşitleri

Sürantrenmanın (SA)  ilgili literatürde en geniş kapsamı ile netleşmiş olan iki türünden söz edilebilmektedir. 1- Sempatik sürantrenman, 2) Parasempatik sürantrenman, İsrael, sürantrenmanın sempatik ve parasempatik olarak oluşabileceğini ve otonom sinir sisteminden kaynakladığını göstermektedir.

Sempatik SA, çeşitli kaynaklarda Base Dewoid ibaresi ile aynı anlamda kullanılmış olup, şiddetli şekilde çok fazla yüklenme veya psikolojik streslerden oluştuğu açıklanmıştır ve sürantrenman ismini Base dow hastalığından almıştır.

Bu hastalık, metabolizmadaki yükseliş ile yüksek hızda kalp atımı, terleme, sinirlilik, huzursuzluk ve sinirsel rahatsızlıklarla ayırt edilip, sporcularla normal kapasitenin üstündeki yüksek yoğunluktaki uyaranların uygulanması sonucu görülmektedir.

Otonom sinir sisteminin sempatik formundaki SA yüzünden oluşan sempatik SA belirtileri şu şekilde açığa kavuşmuştur.

 Yorgunluk

 Cinsel arzuların azalması

 Kilo kaybı

 Kokulu ter ve ellerin terlemesi

 Bazal metabolizmadaki artış

 Vücut sıcaklığındaki artış

 Egzersizde daha fazla solunum

 Kas ve eklem ağrıları

 Huzursuzluk

 Duygusal değişim

 İştahın azalması

 Kolay terleme

 Baş ağrısı

 Kan basıncının artışı

 Egzersizden sonra nabzın normale geç dönmesi

 Hareketlerde koordinasyon eksikliği

 Reaksiyon zamanında azalma

 Bağışıklık mekanizmasındaki aksaklıklar ve bu nedenle enfeksiyonlara yakalanabilme riski

Açıklanmış olan bu sempatik formdaki sürantrenman,  sürekli görülmekte olan SA olup belirtileri ise; istirahat nabzı , kan basınçları, terleme artışı ve performans düşüşünden kolayca anlaşılıp, tedavisi zor olmayan daha çok genç atletlerde görülen sürantrenman (SA) tipidir. SA’nın diğer türü olan parasempatik formdaki sürantrenmanı, belirlemek oldukça zordur ve yorgunluk sonucunda ortaya çıkmaktadır. Hem teşhisi olsun, hem tedavisi olsun her ikisi de oldukça zordur. Daha çok istirahat nabzında, kan basınçlarında düşüş görülür. Adını addison hastalığından almış olan parasempatik (addisonoid) SA, sürekli yükselen kansızlık, düşük kan basıncı ve sindirip sorunları ile ayırt edilmektedir. (Prof. Dr. Mehmet Günay-Prof.Dr.  Kemal Tamer- Doç. Dr. İbrahim Cicioğlu/Spor Fizyolojisi ve Performans Ölçümü/ Baskı yılı Ocak 2013)

Otonom sinir sisteminin parasempatik formu sonucunda oluşan bu çeşit sürantrenman belirtileri ise;

Performans azalması

Beceri eksikliği-düşük-kötü koordinasyon

Yorgunluk

İstirahat ve kan basıncının azalması

Parasempatik sürantrenman geçirmeyenlerde ve fiziksel egzersize aşırı yüklenmeyen sporcularda da görülebilir ve çoğunluk olarak deneyimli atletlerde görülür, yavaş gelişir. Kuipers’e göre Mekanik SA’dan söz edilebilir.

SA lokomotor sistemde oluşan sakatlıklardan ve çok yüklenmeler yüzünden iskelet kaslarının hasarlanması sonucunda oluşmaktadır. Antrenör dinlenme ve antrenman ilişkisi oranına dikkat etmezse, atlet dinlenmeme sebebiyle bitkin hale ulaşacaktır. Bu ilerlemiş durumda bile antrenör hala teşhisi koymadıysa, atletin durumu daha da kötüye gidecektir ve sonunda sürantrenmana ulaşacaktır. Bir sporcunun yüksek değişkenlikteki stres verici faktörlere (aile, iş okul vb.) maruz kalması ve bununla beraber sporcunun kapasitesi üzerindeki ağır antrenmanların sporcuya uygulanmasıyla sonuç olarak sürantrenman ortaya çıkacaktır. Asıl bilinmesi gereken şudur ki, sürantrenmanın sebepleri giderilmedikçe, sporcunun organizması kendini toparlayamaz. Ancak sporcunun yaşam tarzı ve antrenmanlarla oluşacak fazla yüklenmelerden antrenör mesuldür. Alınan elzem önlemler ile istenilmeyen sürantrenmanlardan sporcular rahatça  korunmuş olur.

Sürantrenmanın Belirlenmesi

Sporcunun dinlenme ve antrenman arasındaki dengeyi sağlayamamasından kaynaklanan SA, uzun dönem performans düşüşüne sebep olabilmektedir. Antrenmandaki toplam şiddet ve kişinin şiddete karşı gösterebileceği direnç arasındaki uyuşmazlıktır. SA’nın tek sebebi sporcunun kapasitesinin üzerindeki ağır antrenmanlar değildir. Sporcuya verilmiş yanlış antrenmanlarda SA’ya sebep olabilmektedir. Sa’nınetiyolojisinde beş muhtemel mekanizmadan bahsedilebilir.

Oksijen sistemi

İmminolojik fonksiyonlar

Kas fonksiyonları

Kas aktivitelerinin metabolik etkileri ve endokrin fonksiyonlardır.

SÜRANTRENMANI KOLAYLAŞTIRAN UNSURLAR

a- Enfeksiyon: Üst solunum yolu enfeksiyonu, lokal genel enfeksiyon “dış, bademcik”, gizli hastalık, alerji, enfeksiyonu takiben erken ya da çok ağır antrenman

b- Beslenme: Dengesiz beslenme, ergojenejik takviye ya da diğer tıbbi maddelerin kronik kullanımı, alışı bulunmayan ve yüksek şiddette asitli yiyecekler, eksik karbonhidrat tüketimi, yüksek şiddetli antrenmanlar ile birlikte diyet yapma, gün içinde ve antrenman esnasında yetersiz sıvı tüketimi.

c- Çevresel: Ani hava değişimi, yükselti, tanınmayan çevreler-insanlar, nem ve aşırı seyahat.

d- Psikolojik: Uyku düzeni ve gevşeme eksikliği, mental yorgunluk, değişen ve göreceli durumlar karşısında duygusal çelişkiler, oluşturulan hedeflerin gerçekle örtüşmemesi, fazla sorumluluk üstlenme, gereksiz ağır baskılar, özsaygı kaybı, ailenin, antrenörün ve diğer çevrenin beklentileri, hazırlanılan müsabaka sürecinde yeteneğe duyulan şüpheler, ilişkiden mahrum kalma/nahoş sosyaletmenler, antrenöre güven kaybı, kortizol dengesizliği.

e- Yaşam stili: Ekonomik sorunlar, gereksiz iş sorumluluğu yükleme, aşırı heyecan oluşturan ajite yaşam, aşırı gece hayatı, ya da aşırı kısıtlama, yetersiz materyal durumları (taşıt, araç gereç), özel yaşam için yeterli vaktin olmaması, aşırı alkol, çok fazla kısıtlama, sigara, fazla kahve tüketimi, düzensiz, programsız yaşam, uyku eksikliği, geleceği düşünerek kariyer oluşturamama korkusu, göreceli düşünceler, netliğe kavuşmamış sürekli değişen hedeflerin olması, stabil olmayan uyku düzensizliği, birden fazla işi bir arada yapma istemi.

f- Antrenman: Antrenman kamplarında diğer şahıslara benliğini kanıtlamak adına aşırı yüklenme, takımdan ayrıldığındaki seviyede takıma tekrar girme uğraşı, aşırı-sık ve şiddetli antrenman, performans arttırma savıyla antrenmanın artması, iyi yönde performans feedbacklerinin yetersiz olması, uzun süren müsabakalar, sürekli müsabakalar girme istemi, sürekli yeni şampiyonluklara imza atma uğraşı, eksik rejenerasyon üniteleri/mikrosikluslar, her antrenman içerisinde en iyisi olmaya çalışma, antrenman şiddetinde ani yükseliş, antrenmanı yapanlar kişideki objektiflik eksikliği, sürekli ağır antrenman halleri, iyi hissedilen durumlarda fazladan yüklenme-süperkompan-zasyon baskılar, şampiyon sporcuları geçmek için yapılan antrenman

g- Biyoritim: Mensrual dengesizlikler, zaman aralığı (time zone) geçişleri

Sürantrenmanın Önlenmesi

Sürantrenman hali engellenmek isteniyorsa, sporcu kişi bir temel antrenman ilkelerine uymak (örneğin antrenman şiddetinin seviye seviye arttırılması) ve çalışma ile dinlenme arasında, etkin bir değişim olmasını sağlamakla yükümlüdür.

Sürantrenmandan en iyi korunma metodu, sporcunun kendi vücuduna ve antrenmana gösterdiği tepkiyle ilgili olarak iyi gelişmiş bir bilinçtir. Unutulmaması gereken belirtiler olan, aşırı efor sarf etme ve yorulmayı (solunum kontrolü, nabız kontrolü ve harcanan çaba yoluyla) nasıl anlayacakları sporculara öğretilerek, bu bilincin geliştirilmesi sağlanmalıdır. Eğer sporcu sürekli kontrol edilir ve sporcunun kendi kendini kontrol edebilme yetisi öğretilirse, uzun süren sürantrenmanın, sporcuda oluşturabileceği hasarlara karşı koyulabilir. Bunun yapılabilmesi için, öncelik olarak antrenör ve sporcu arasında, karşılıklı diyaloğun ve güvenin iyi olması ön şarttır.

Sürantrenmanın giderilmesi Prokop’a göre genelde basittir. Sebebi antrenmana verilen bir ile üç hafta aralar sonucu kişide bedensel ve psişik-sinirsel fonksiyon iyileşmesi görülecektir. Antrenmanın bazen gereğinden daha fazla bırakılması (sadece sekonder hastaların spesifik tedavisinde, örneğin solunum bozukluğu) gerekebilir. Biraz daha hafif sürantrenman tiplerinde erken teşhis yapılırsa, antrenmanın büyük ölçüde azaltılması ya da antrenman tipinin değiştirilmesi yeterli olacaktır. Düzenli ve yeterli uyku, kaliteli gh salınımı ve iyi onarım, kaliteli bir beslenme, ara ara dengeyi sağlayacak bir spor, temkinli hidroterapi, sauna, masaj ile genel kondisyon düzeltilmesi için bu tip uygulamaların olumlu olduğu görülmüştür. Bazen de vejetatifinhibe edici maddeler örneğin beta bloker alınabilir.

Sürantrenman sonuç itibari ile bir uyum bozukluğu olması gerekçesiyle, tablet halinde kortikosteroidlerin alınması, hatta seks hormonlarının alınması da, doping olarak görülmeyecek, hedefe uygun tedavi metotlarıdır. Egzersiz çalışmasından ve müsabakalardan uzak durarak, sporla yoğun psişik yoğunluktan uzak durulması da psişik bakımdan etkili diğer etmenlerin giderilmesi kadar önemlidir. Psişik iyileşme, spor, aile ve meslek seviyelerinin ve tabi ki diğer tüm hastalık dizpozisyonlarınınyokedilmesi de bu iyileşmeye yardım etmektedir. Bu tedavi metodu ile sürantrenman halini, en fazla iki ya da üç haftada bitirebilmek genellikle söz konusudur. Çoğunlukla, bu dönemin sonrasında kişinin performansında artışla beraber, gözle görülebilir form yükselişi ya da hareket tedavisinde ilginç gelişmeler görülebilir.

Kısa süreli SA birkaç gün de iyileştirebilse de uzun süreli SA haftalar ya da aylar sonra iyileştirilmektedir. SA’ya sebep olan faktörler öğrenilerek, ilgili antrenman sayısı azaltılır, sporcu niteliğine ve antrenmanına uygun beslenme, düzenli uyku sağlanılmalı, tekdüze antrenmanlardan kaçınılmalıdır. Bu uygulamalar sonucunda da sporcu sürantrenmandan çıkamıyorsa, sporcu müsabakalardan uzak tutulur. Sporcunun spor ve özel hayatı yeniden düzenlenerek, sporcuya farklı ortamlarda farklı yumuşatıcı- hafif egzersizler yaptırılır. Sporcunun fiziksel ve mental bakımlardan rahatlığa kavuşabilmesi için, sporcu gerektiğinde doktor yardımına tabi tutulur.

Sonuç olarak antrenörlerin, sporcuyu sürantrenmandan koruyabilmeleri için, sporcunun özel yaşantısı hakkında bilgi sahibi olmaları gerekmektedir. Bunun yanındaantrenör, sporcunun vücut kompozisyonuna bakarak antrenman, dinlenme ve bunlara uygun beslenme düzenini dengelemelidir. Tüm bu bilgiler ışığında sürantrenmana neden olan faktörlerin bilinmesi ve tedavi metotlarının antrenörlerce  bilinmesi, sporcunun maximum performansa ulaşması için zaruridir.

Kaynak: GAZİ BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR BİLİMLERİ DERGİSİ/ Hareket ve Antrenman Bilimleri/ Sürantrenman ve Sporcu Performansı
Spor Fizyolojisi ve Performans Ölçümü/ Prof Dr. Mehmet Günay/ Prof. Dr. Kemal Tamer/ Doç. Dr. İbrahim Cicioğlu

Merhabalar, ben Spor Bilimleri Fakültesi öğrencisi Poyraz Dik olarak, VIAKEP.COM üzerinden siz değerli okurlara, bolca argümanlı makaleler yazma düşüncesindeyim. Alanım spor olduğu için, daha çok spor, sağlık, gelişim ve beslenme üzerine yazmayı öngörüyorum. Bunun yanında, ara ara felsefi yazılarımı da sizler ile buluşturmak istediğimi tebliğ ederim. İlginiz için hepinize teşekkürlerimi borç bilip, keyifli okumalar temenni ederim…

Bu konuyla ilgili yorumunuzu yazın