Kapitalist Sistem

316

Tekrar merhaba arkadaşlar. Bugünkü konumuz içinde yaşadığımız; her gün sömürüldüğümüz, zengini daha çok zengin yapan, fakiri daha çok fakir yapan kapitalizm. Zaten bildiğiniz üzere diğer adı da sömürü sistemi… İnsanlara kapitalizm ibaresi çok basit geliyor. Ama unutuluyor; yapılan düğünler de, dernekler de, bayramlarda kapitalizmin düğünü, derneği, bayramı vs vs…

Şimdi kaldıralım kafamızı ve etrafa bir göz atalım… Bayramlar var, evet bayramlar güzel. Eşi-dostu, akrabayı-kardeşi, sevgiliyi ve bir çok kişiyi birbiri ile buluşturuyor. Ta ki buraya kadar güzel. Ama buluşmak için harcanan çabalara bakalım. Gidilecek yere uçakla gidilecekse 100 liralık uçak fiyatı 400 lira oluyor haliyle buna da orta düzeyde biri karşılık veremiyor. Zenginin umrunda mı? Tabi ki hayır! Verir parasını çıkar gider. Yada atlar aracına gider. İşçi özel günlerde tatile gitmek, kafa dinlemek istiyor. Ama bir işçi değil binlerce işçi istiyor. Çünkü binlerce işçiyi belirli bir kaç güne sığdırıyorlar. Hepinizden özür temenni ediyorum fakat gerçek şu ki, bir sığır sürüsü gibi sığdırıyorlar, sıkışıyoruz ama göremiyoruz. İşte bunun adı kapitalizm, tıpkı ruh gibi… Neyse tatile gidecektik bir bakıyoruz hemen fiyatlar tavan yapıyor ve yine orta düzeydekilerin bir çoğu gidemiyor. Gidenler ise bir sene boyunca ya da seneler boyu borç yatağında kalıyor. Bu sebepten dolayı da kafasını işten kaldıramıyor. İşte kapitalizmin istediği de bu: Her netice de zincir kurmak, her şeyi birbirine bağlamak… Ama bizler farkında değiliz ya da görmezden geliyoruz…

Düğün denen bir şey var: Belki de birçoğumuz yirmi küsür sene boyunca bunun için çalışıyoruz… Tatile gitmiyoruz, gezmiyoruz, arkadaşlardan kopuyoruz, sosyallik edinmiyoruz sosyallik! Ki insan sosyal bir canlı türü olmasına rağmen bunları yapıyoruz. Sadece bir gün için yapıyoruz bunu, bir gün! İşte o bir gün, artık kapitalizm kapısından çıkışın çok zor olduğu bir gün! Artık kapitalizm bizi kadrosuna yerleştirdi. Kadrolu olduk. Mutluluk diye bizi kandırdı, bir hafta tatil verdi. İşte bu bir hafta mühim… Vermiş olduğu bu bir haftanın sonlarında işe gidip deli gibi çalışmayı mesai yapmayı belkide ek iş yapmayı hedefliyoruz.

Bir daha etrafımıza bakalım ve yapmak istediğimiz, benimsediğimiz, başarmak istediğimiz şeyler için ne kadar uğraştığımıza ve bir çoğumuzun sonunda maddi imkansızlıklar yüzünden zararla çıkmasına göz atalım. Kimimiz futbolcu olmak istiyor, kimimiz avukat olmak istiyor, kimimiz hakim-savcı, kimimiz doktor, kimimiz boksör, kimimiz artist… Say say bitiremeyiz, yani herkesin bir hayali var veya geçmişte bir hayali olmuştur. İnanıyorum ki bir çoğumuz peşinden koştuk, yıprandık ailemiz yardım etmedi-edemedi ve sonunda kapitalizme madi-manevi imkansızlıktan dolayı yenik düştük, kapitalizmin istediğini yine ona verdik. Daha sonra belki de bir ömür o yapmadığımız şeyler için, keşke onu yapsaydım da ölseydim, dedik.

Şimdi eskiye dönelim: Evlenmek için yıllar boyu her şeyimizden ödün verdik ve düğün yaptık. Evlendik, fakat yine unuttuk. Yıllar boyu çalışmamıza rağmen mesai yapmamıza rağmen evlilik parasını çıkaramadık. Borç ile evlendik ve önümüzdeki bir ömür de bu borçları ödemek için ve gelecek diğer borçları karşılayabilmek için deli gibi çalıştık ve ömür bitti. Bir sene sonunda tatile gidip kafa dinlemek istedik. Fakat tatilin aslında zenginler için olduğunu orada öğrendik. Bir çoğumuzun sabah akşam düşündüğü hayalleri vardı. Fakat onlarda çeşitli imkansızlıklardan dolayı gerçekleşmedi… Adı ne olursa olsun bunların tek sebebi var: kapitalizm! Kapitalizm emek gücüne karşı çıkıyor, bizi kullanıyor! Neyse arkadaşlar, şimdilik bu yazının sonuna gelmiş bulunmaktayım, fakat bitirmeden önce bir araştırmayı sizlerle paylaşmak istiyorum… Ülkenin adını hatırlamıyorum X ülkesinde Y hastanesinde ölmeye yakın yüz yaşlı bireye sorulmuş: Bu zamana kadar yaptığın neyden pişmansın? Yüz yaşlı bireyin yaklaşık 80’i; yaptığım değil, yapmadığım şeylerden pişmanım. diye cevaplamış… KALDIRALIM KAFALARI…
Sağlıkla-Sporla-Bilimle-Bilgiyle kalın

Bu konuyla ilgili yorumunuzu yazın